02 Ocak 2010

Yazan: admin

Kategori: Şiirlerim

Etiketler:

Birini Sever İnsan

Birini Sever İnsan
Ömründe sadece birini…
Her ne yaparsa yapsın,
Hep o biri içindir herşey.

Belki yüzlerce defa söyler,
Hep başkalarına söyler belki,
Seni seviyorum der…
Aslında hep o birini seviyordur…
Söyleyemiyordur…

Aşk ya bu, kavuşamıyordur…
Yüreği kadar yakındadır ama,
Fizan kadar uzaktadır…
Belki yıllarca bekler ama gelmez ki..
Ne kendisi ne sesi…
Ama hep birini bekler insan.
Ömründe sadece birini…

Gözyaşları acizdir,
Kalbi kırgın yüzü kederlidir
Her geçen gün öldürür, öldürür…
Ama yaşar yinede insan…
Yaşamak zorundadır.
Ama hep biri için yaşar insan.
Ömründe sadece biri için…

Olmadık bir an gelir, düşer aklına…
Herşeyi unutur herşeyi siler…
Sadece kendini hatırlatır bu gelen…
Kendini söyletir dilinde insanın.
Ama hep biri için böyledir bu
Ömründe sadece biri için…

İşte böyledir bu biri,
Ömrü esir almaya yeter bir nefeslik büyüsü
Öyle etkili ve kuvvetlidir ki sihri
Bir kere seviyorum der,
Bir ömür biter…

Fethullah Ekşi, Viyanada, 01.01.2010

19 Aralık 2009

Yazan: admin

Kategori: Genel

Etiketler:

Dilrubâ

Dengi nadir bir çiçeksin erguvânım Dilruba
Erguvân aşkıyla yanmış bahçıvânım Dilruba

Gayrı senden başka bir şey görmez oldum kör gibi
Âh o nûrun âh o cilven… Müptelânım Dilruba

Varliğin tek zerresinden kalsa mahrum gözlerim
Derde kâfî çâre olmaz aksa kânım Dilruba

Öyle bir sırdır ki aslâ fark edilmez varlığın
Hem yakınsın hem uzaksın asumânım Dilruba

Ben senin uğrunda azdır bir ömür etsem feda
Bin ömür etsem dahi olmaz ziyânım Dilruba

Bir nefeslik ömrüm olsun senle olsun râzıyım
Bin asırlık ömre sensiz pek yavânım Dilruba

Gömse FETHÎ olduğun kalbinde nârin bahçeyi…
Belki ancak kurtulur dertten bu cânım Dilruba

Fâilâtün fâilâtün fâilatün fâilün

02-11 mart 2006

Fethullah Ekşi

Fethullah Ekşi

19 Aralık 2009

Yazan: admin

Kategori: Genel

Etiketler:

Hasret Zindanları

Uykumu her gece böler kâbuslar.
Bir korku peşinden sürükler beni.
Karanlık odamda gözlerin ağlar.
Bu elem parçalar, sanki yer beni.

Saklanırım ürkek bir tavşan gibi,
Yorganın altında tenha bir yere.
Bu korkak bedenin kimse sahibi;
Artık teslim olup gitti bir kere.

Kim bu karşımda ki asık suratlı?
Beni bu korkulara rehin eden kim?
Kim bu dehşet saçan alev kanatlı?
Anlatsın bakayım, suçum ne benim?

Önceden bir peri masalıydı yıl.
Şimdiyse kâbusa döndü saatler.
İster ümit bekle istersen ayıl…
Başka bir şey değil yalan vaatler.

Ağzımda paslanmış ağır bir zoka
Sanki ruhum lime lime edilir.
Karışmış varlıkta varlığım yoka.
Söyle burdan sana nasıl gidilir?

Hala dokunduğun yerler yumuşak.
Hala okşadığın ellerim kuru…
Penceremden gel de şu halime bak.
Gör ki nasıl yenmiş hasret gururu.

Kapımı çalanlar dostlarım sanma.
Yokluğun ardından neşe duyanlar…
Evet, kara günde dost gelir amma,
Dost yoksa derdini düşmanın anlar

Bu sokaklar seni benden ayırdı.
Gölgeni kaybetti hain ışıklar.
Çıktığım her tümsek ateş bayırdı.
Böyle bir kadere mecbur âşıklar.

İşte ben ordayım ateş bayırda…
Yandıkça ruhumda, aşkın depreşir.
Belki vuslat satan bir panayırda
Sonunda kaderim senle birleşir.

Kaçtıkça cisimler, gölge de kaçar.
Gölgeleri ancak aydınlık siler.
Acep ümit nasıl bir kapı açar?
Ne olur Allah’ım o günü göster…

Fethullah Ekşi (sabırsız)

Fethullah Ekşi

19 Aralık 2009

Yazan: admin

Kategori: Genel

Etiketler:

Üsküdar Sahilinde

Sende bir hüzün var derdini söyle
Hasret içinde mi kaldın istanbul
Kol kanat büküpte durulma böyle
Tatlı düşlere mi daldın istanbul

İçimde yara var yoktur merhemi
Derdin şarabıyla yaktım sinemi
Sana anlatmaya geldim çilemi
Susma kararı mı aldın istanbul

Bitmeyen dertlerin oldum esiri
Bulunmaz derdime derman iksiri
Bendeki kederin çoktur tesiri
Derdimle sen bile soldun istanbul

Her gece koynunda yaşlı gözlerle
Ağlayıp dururum bin bir kederle
Her şeyin paylaştın bu derbederle
Derdimin dermânı oldun İstanbul

Kirpik arasında donan yaş gibi
Kılım kıpırdamaz, oldum taş gibi
Sızdım merdivene bir ayyaş gibi
Yine beni benden çaldın istanbul

Fethullah Ekşi

19 Aralık 2009

Yazan: admin

Kategori: Genel

Etiketler:

Bağlama

Kadir dostum sen şu meşhur
Bağlama’yı bilir misin?
O çaldıkça ta ciğerden
Ağlamayı bilir misin?

Dertli, coşkun bir dil ile…
Marifetli bir el ile…
Kalbi kalbe bir tel ile
Bağlamayı bilir misin?

Duygularla ak pak olup
Aşk dalına yaprak olup
Nağmelerde ırmak olup
Çağlamayı bilir misin?

Bu sevdanın sözlerini;
Kaybedince izlerini;
Veysel gibi gözlerini
Dağlamayı bilir misin?

Fethullah Ekşi

19 Aralık 2009

Yazan: admin

Kategori: Genel

Etiketler:

Akşamlar

Bak yine başlıyor hoyrat akşamlar
Şimdi başlar benim de bitmeyen çilem
Şimdi başlar benim de hıçkırıklarım
İlk önce penceremde karanlıkların
Sızdığı camlarda birazcık nem…
Ardından içeri giren hasretin
Yaktığı sinem…
Ve sonra boynumu büktüğüm yerde
Hep aynı hayallerin bıraktığı
Aynı sır, aynı soru, hep aynı gizem…
Güneşi yitiren şu akşam vakti
Ağlamak zorunda mıyım?
Buna ben mahkûm muyum hem?

Bir kez duy beni…
Gelmeyeceksen,
Dönmeyeceksen bir daha;
Beni bu kâbuslarla her saat, her dem
Öldürüp öldürüp diriltme madem…

Fethullah Ekşi

19 Aralık 2009

Yazan: admin

Kategori: Genel

Etiketler:

Sensizliğin Ardından…


Gittin uzaklardasın, şimdi yapayalnızım.
Maziyi her geçen gün hatırlar da ağlarım.
Bitti gözümde yaşlar, fakat dinmedi sızım.
Şimdi yaşı bitmeyen satırlarda ağlarım.

Her kafiyem bir sızı,kan gibi kıpkırmızı
Her kelimem bir ateş, her cümlem bir Volkandır
Kandırmak kolay elbet, o masum aşkımızı.
Sen gelde yüreğimi, şu gönlümü bir kandır.

Kalemimin feryadı elemimden de beter,
Gece ikide üçte, kaldırıyor yataktan.
Gel artık bahar saçlım, gel ne olursun yeter
Kurtar beni battığım bu çamurdan bataktan.

Neden sustun kederim, neden çattın kaşını,
Gel dediğim için mi, asıldı yine yüzün.
Gelme o zaman gelme, kaldır şimdi başını,
Vuslat sana elemse, beni katletsin hüzün.

01.03.2004

İstanbul

Fethullah Ekşi(sabırsız)

(Hece çalışması yaparken yazdığım 7 + 7’lik bir şiir.
Hatalar varsa mazur görün.Selamlar.)

19 Aralık 2009

Yazan: admin

Kategori: Genel

Etiketler:

Ney Sesi

Ağlayan bir seda matemi sardı�
Kamışın hüznüyle meyler döküldü.
Sesinde uhrevi bir elem vardı…
Neyzenin yüreği, boynu büküldü.

Aşka davetiye gönderin dedi.
Ser verin âşıklar sır verin dedi.
Gül yine nazına bin naz ekledi.
Bülbülün kederden bağrı söküldü

Sanki ol hazanı bir bahar etti…
Alev alev yaktı kalbi nar etti,
O seda sırları aşikâr etti.
Kalpleri gûş eden bir hû çekildi

Varlık bir meşakkat geldi insana.
Savruldu her biri ayrı bir yana.
Kapandı gözlerin üstüne mana,
Sevdanın yüzüne özden bakıldı.

Karıştı varlığın varı yoklara.
Huzurun zevkini serp dileklere.
Sevdalı gönüller uçtu göklere.
Kararmış kalplerin evi yıkıldı.

19 Aralık 2009

Yazan: admin

Kategori: Genel

Etiketler:

Senden Yanayım

Özüm alev alev, sözüm somsoğuk…
Hıçkıran mısralara bugün anayım.
Hem ateşin içinde, hem ateşin içimde…
Cehennemde daha nasıl yanayım.

Solmaktan beterim, benzim simsiyah…
Kaldı mı acaba çekmediğim ah!
İstemem olmasın yine bir sabah…
Güneşte doğmasın burda donayım.

Leylan’nın Mecnun’un haberi olsa…
Seni zalim görüp, vicdansız bulsa…
Mahkeme kurulup hesap sorulsa
Karşında değilim senden yanayım..

Fethullah Ekşi

20.05.08, Viyana

19 Aralık 2009

Yazan: admin

Kategori: Genel

Etiketler:

Kabus muydu,Gerçek mi?

Bir rüya gördüm bugün,ellerimde kelepçe
Siyah bir masadayım,önümde bir dilekçe
Karşımda birkaç adam,üstümde mavi ışık
Karanlık ve aydınlık birbirine karışık.
Tavandan gözlerime çarpan bu parıltıda
Bir saat var,yelkovan birde,akrep altıda
Döndüm baştan aşağı beni süzen birine.
Ve baktı şaşkın şaşkın gözlerim gözlerine.
Sormak istedim neden böyle garip haldeyim?
Ne bu Allah aşkına yanımdakiler de kim
İn desem değil, cin mi? … Cin desem değil, neydi?
Şimdiye kadar hiç mi hiç görmediğim bir şeydi.
Beyaz örtü içinde seçilmeyen bir cisim.
Ne bir ad konulurdu buna nede bir isim.

Duvarlar yaklaştı ve önüm sağıma döndü.
Üstümde yanan mavi ışık yavaşça söndü.
Sanki kaybediyordum her gün doğan güneşi.
İçimde kaynıyordu bu korkunun ateşi.
Hiç tanımadığı bir karanlıkla baş başa
Kalıyordu gözlerim o an,böyle ilk defa
Giriyor bedenime oluyor bir karaltı
Çok uzaklardan gelen bir manevi fısıltı
İki nur yüzlü adam geçti sağım soluma.
Girdi iki yanımdan ikisi de koluma.
Biri annem gibiydi,okşuyordu başımı.
Biri elinde mendil siliyordu yaşımı.

Hissettim uzaklığı birden bire dünyadan
Ve bu yalnızlığı tam hissettiğim zaman
Karşıma geçti biri,gözlerimi çevirdim
Derin bir nefes aldı, dedi Rabbin kim?

Fethullah Ekşi

« Önceki yazılar